11.Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 110- 133

11.Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 141- 148 İçin Tıkla

11.Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 110- 133

Ortaöğretim Türk Edebiyatı 11 Ders kitabı Yıldırım Yayınları cevaplarıeokul lise sitesinde bulabilirsiniz. Lise 3 Türk edebiyatı kitap cevaplarını sizler için hazırladık. 2. Dönem lise 3 Türk edebiyatı ders kitabı cevapları Yıldırım Yayınları 2. Dönem konuları Sayfa 110’dan başlamaktadır. Serveti Fünun Edebiyatı Anlatmaya Bağlı Metinler roman ve hikaye konularından başlamaktadır. Sayfa 114, 115, 116, 118, 119, 120, 121 etkinlik, anlama yorumlama ve değerlendirme sorularının cevap ve çözümlerini sizler için hazırladık. Yıldırım Yayınları 11.Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 122, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134 etkinlik, anlama yorumlama ve değerlendirme sorularının cevapları da mevcuttur. Fecriati Topluluğu ile ilgili kitabımızda bulunan 135, 138, 139, 140. Sayfa cevaplarını da aşağıdan görüntüleyebilirsiniz. Sayfa sayfa hazırladığımız Yıldırım Yayınları lise 3 Trük Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları sayesinde ödevlerinizi rahatlıkla yapabilirsiniz.cemalaksoy.org sitesini takip ediniz.

Olay Çevresinde Oluşan Metinler( Anlatmaya Bağlı Metinler)

Sayfa 110

Hazırlık

2)Bir hikayeci ve romancı, eserini ortaya koyarken şunlara dikkat etmelidir:

İlgi çekecek bir tema seçmelidir.

Eserin kurgusunu iyi yapmalıdır.

Eserin yapı ögeleri arasında güçlü bir uyum kurmalıdır.

Olay örgüsünde verilmek istenen iletiyi tam olarak ortaya çıkarmasına özen göstermelidir.

Etkileyici ve akıcı bir dil kullanmalıdır.

3)Türk edebiyatında anlatmaya bağlı metinlerin tarihi seyri:

Masal-destan-mesnevi-halk hikayesi- hikaye-roman

4)Tanzimat döneminde ilk hikaye kitabını Ahmet Mithat Efendi yazmıştır. Letaif-i Rivayat adlı bu hikayelerde kurgu ve teknik zayıftır. Samipaşazade Sezai’nin “Küçük Şeyler” adlı hikayesi teknik bakımından daha güçlü olduğu için ilk modern hikaye örneği olarak kabul edilir.

Sayfa 114

1.Etkinlik

1)Görücü hikayesi 19. Yüzyıl sonlarında Osmanlı toplumunun sosyal yapısı içerisinde “evlilik” ve “kadınların evlilikteki yetkileri, tercihleri” konusunda izlenim kazandırmaktır.

 Görücü hikayesinin  olay örgüsü: a, b, e, g, ç, c, d, f, ğ, h, i, k, ı, l, j, m

2)Seniha: Gelecekle ilgili umutları olan, hayattan güzel şeyler bekleyen bir kız. Evlilikle ilgili hayalleri, annesinin titizliği ve görücülerin rahatsız edici tutumları yüzünden  küskünlüğe, karamsarlığa dönüşür.

Seniha’nın Annesi: Kızını evlendirmek için acele eden fakat kimseyi de kolay kolay beğenmeyen bir kadın.

Seniha’nın Babası: Kızının evliliği konusunda bütün yetkiyi eşine vermiş, kendisini ikinci planda bırakmış bir adam.

Hizmetçi Kız: Görücülerin geldiğini haber verir. Dönemin aile yapısı içinde hizmetçiler önemli bir yere sahiptir.

Görücüler: Genellikle orta yaş  ve üzeri kadınlardır.

2.Etkinlik

3)Hikaye, Seniha’nın on dört yaşından yirmi altı yaşına kadar süren görücüye çıkma sürecini anlatmaktadır. Olay örgüsü 12 yıllık bir zamanı kapsamaktadır. Seniha, kendi döneminin tutucu ve gelenekçi zihniyetinden olumsuz etkilenmiştir.

4)Hikayede mekan Seniha’nın evidir. Olay örgüsü içinde Seniha’nın kendi odası ve misafirlerin ağırlandığı salon olmak üzere başlıca iki mekan görülür.

5)Hikayenin temel çatışmasını hayal ve gerçeklik arasındaki zıtlıklar oluşturur. Seniha’nın geleceğe dair hayalleri her defasında başka bir engele takılır.

6)Hikayenin  teması hayal kırıklığıdır.

Sayfa 115

3.Etkinlik

Metinde anlatılan olay örgüsünde kişi-zaman-mekan unsurları birbiriyle ilişkilidir. Kişiler toplumun herhangi bir kesiminden seçilmiş insanlardır.

7)Hikayede hayal kırıklığı ve tükeniş duygusu Seniha’nın yaşadıklarıyla somutlaştırılmıştır.

8)Metinde olaylar hakim(ilahi) bakış açısıyla dile getirilmiştir.

4.Etkinlik

Anlatıcı, hikayenin çeşitli yerlerinde Seniha’nın ruh dünyasını tahlil etmiştir.

5.Etkinlik

Görücü adlı hikaye hem olay hem de durum hikayeciliğinin özelliklerini taşır. Kişilerin ruh hallerine ağırlık verilmesi durum, olayın uzun bir zaman dilimine yayılması ve serim-düğüm çözüm bölümlerinin belirgin olması olay hikayeciliğinin etkisini gösterir.

2.Metin Sümbül

Sayfa 118

1)Sümbül Kokusu adlı hikaye Çanakkale Savaşından kısa bir süre önce yazılmıştır. Metinde dönemin sosyal ve siyasi koşulları açık bir şekilde ifade edilmektedir.

6.Etkinlik

Hüseyin Arif’in Çanakkale’ye dair telgrafları okuması

Düşman kuvvetlerinin İstanbul’u işgal etmek üzere harekete geçtiğini öğrenmesi

İstanbul ile Batıyı kendi zihninde çeşitli yönlerden karşılaştırması

Çekmecede sakladığı eski bir tabancayı çıkarıp kontrol etmesi

Hava almak için pencereye çıkması ev sahibesinin verdiği sümbülü saklaması

Sümbül kokusunun İstanbul’u hatırlatması

Mehmed Siyavuş’un içeri girmesi

İki arkadaşın Çanakkale’ye gitmeye karar vermesi

Hikayedeki kişiler:

Hüseyin Arif: Budapeşte Darülfünununda Tabiiyat( ekoloji, coğrafya) tahsili görmektedir. Derin bir vatan sevgisine sahiptir.

Mehmed Siyavuş: Hüseyin Arif gibi vatanına düşkündür. Hüseyin Arif’i intihardan vazgeçirip Çanakkale’ye gitmeye ikna ettiğine göre sağduyulu ve cesurdur.

7.Etkinlik

Bu kişilerin benzerlerine, yakın çevremizde de rastlamak mümkündür. Günümüzde de vatan uğruna geleceğinden vazgeçen insanlar vardır.

2)Hikayede Zaman: 20. Yüzyılın başlarında, Çanakkale Savaşları’nın hemen ertesinde yaşandığı düşünülen bir olay anlatılmıştır. Olay örgüsü bir gün içinde yaşanmıştır.

Hikayede Mekan: Romanya’nın Budapeşte şehrinde, köhne bir apartmanda geçen bir olay anlatılır. Mekanın itici, sevimsiz ve sıkıcı oluşu İstanbul’a duyulan özlemi arttırmaktır.

8.Etkinlik

Hikayede kişi- zaman- mekan arasında uyum vardır. Kişiler, o dönemin önemli bir siyasi ve askeri olayına duyarlılık göstererek bulundukları mekandan Çanakkale’ye gitmeye karar vermişlerdir.

3)

a)Hikayede temel çatışma, emperyalizm- vatan sevgisi arasındaki zıtlığa dayandırılır.

b)Hikayenin teması vatan sevgisidir.

4)Hikayede ele alınan vatan sevgisi insana özgü bir gerçekliktir. Bu gerçeklik kurmaca bir olay ve kişiler aracılığıyla ele alınmıştır.

5)Hikayede olaylar hakim bakış açısıyla dile getirilmiştir.

6)Hikayeden alınan cümlelerde görüldüğü gibi yazar, Hüseyin Arif’in iç dünyasından hareketle olayları ve mekanları yorumlamıştır.

Sayfa 119

9.Etkinlik

a)Servetifünun hikaye geleneğine göre yazılmıştır.

b)Metin olay hikayesi tarzında yazılmıştır. Çünkü serim-düğüm- çözüm bölümleri bellidir.

Anlama Yorumlama

12.Etkinlik

 

Görücü

Sümbül Kokusu

Yapı

Düzyazı

 Düzyazı

Tema

Hayal kırıklığı(bireysel tema)

Vatan sevgisi(Toplumsal tema)

Dil ve Anlatım

Ruh çözümlemelerine ağırlık verilmiştir.

Edebi ve süslü bir dili vardır.

Öyküleyici, betimleyici anlatım vardır.

İç monolog tarzına ağırlık verilmiştir.

Dil sadedir ancak cümleler uzundur.

Öyküleyici ,betimleyici anlatım vardır.

 

Sayfa 120

13.Etkinlik

Halit Ziya uşaklıgil’in  “Mai Yalı” hikayesinden alınan paragraf, metnin çözüm bölümüdür.

Değerlendirme Cevapları

1)DYDY

2)sade bir, sosyal

3)E

4)A

5)

Servetifünun dönemi hikayeleri teknik açıdan Tanzimat dönemi hikayelerine oranla daha başarılıdır.

Servetifünun dönemi hikayelerinde realizm, Tanzimat dönemi hikayelerinde genellikle romantizm izleri görülür.

Dönemin hikayelerinde olaylar genellikle Anadolu’da geçer. Tanzimat dönemi hikayelerindeki olaylar ise İstanbul ile sınırlıdır.

Dönemin hikayelerinde gözlem ve gerçeklik ön plandadır. Tanzimat dönemi hikayelerinde ise raslantı ön plandadır.

Sayfa 122

Roman

Çözümleme- İnceleme

Sayfa 126

1)Aşk-ı Memnu romanı Servetifünun Döneminin kapalı, bunalımlı ve karamsar ortamını yansıtmaktadır. Dönemin siyasi ve sosyal koşulları birçok aydının içe kapanmasına, bireysel bir dünya kurmasına neden olmuştur. Aşk-ı Memnu romanı da dönemi aile yapısının nasıl parçalandığını gösteren önemli bir eserdir.

1.Etkinlik

Olay Örgüsü:

Bir süre önce eşi ölen Adnan Bey’in Göksu’da sandal gezintisi yapması ve Firdevs Hanım ile tanışması

Adnan Bey’in Bihter’e  aşık olması bir süre sonra onunla evlenmesi

Bihter’in konağa gelişiyle konakta yeni bir düzenin başlaması

Konağa sık sık gelen Behlül ile Bihter arasında duygusal bir ilişkinin başlaması

Nihal’in Behlül ile Bihter’in konuşmalarını duyup aralarındaki ilişkiyi öğrenmesi

Nihal’i gizli bir aşkla seven Beşir’in de bu çirkin ilişkiye sahip olması ve bütün olup biteni Adnan Bey’e anlatması

Beşir’in hastalanıp ölmesi

Adnan Bey’in her şeyi öğrendiğini duyan Bihter’in intihar etmesi, Behlül’ün kaçıp kaybolması

Adnan Bey ile Nihal’in yeniden baş başa kalması

2)

a)başlangıç- Bihter ile Behlül arasındaki yasak aşkın ortaya çıkması—sonuç

b)Olay örgüsü, metnin temasını ortaya çıkaracak biçimde çeşitli olay halkaları halinde bulunur.

3)Metne bütünlük kazandıran olay Bihter ile Behlül arasındaki yasak aşkın ortay ÇIKMASIDIR.

Yasak aşkın ortaya çıktığı bölüm, olay örgüsünün sonlarına denk gelir.

Sayfa 127

2.Etkinlik

Bihter: Yuvarlak çeneli, uzun ve düz kaşlı dudakları etli; ama solgun olan, beyaz inci gibi dişleri olan çocuksu bakışlı kişidir. Adnan Bey ile maddiyat için, yani para için evlenir. Annesinden kurtulmak istemesi ve annesinin kötü şöhretinden dolayı koca bulamama korkusu onu, babası yaşında olan Adnan Bey’le evlenmeye iter. Firdevs Hanım’ın küçük kızıdır. Türkçe, Fransızca biraz da Rumca bilir.

Nihal: Gözleri mavi, uzun, uçları yukarı kıvrık sarı kirpikli, küçük ağızlı. Duygusal ve çok hassas bir insandır. Çabucak sinirlenen ve sinirlendiğinde hastalanan birisidir. Annesi küçük yaşta ölmüştür. Annesi öldükten sonra yetişmesi mürebbiyesine verilmiştir. Müziği ve operayı sever.

Behlül: 20 yaşlarında, ince sarı bıyıklı, genç ve yakışıklı bir delikanlıdır. Parayı her şeyden üstün gören, dünya yıkılsa bile umrunda olmayan bir adamdır. Sadece kendisini düşünen bir insandır. Adnan Bey’in yeğenidir. Hayatı her yönüyle bildiğine inanır. Galatasaray’dan mezun olmuştur.

Adnan Bey: Kırk beş yaşlarında, sakalı iyi taranmış, bakımlı, her zaman iyi giyinen, fedakar ve özverili bir insandır. İnce eleyen sık dokuyan bir yapıya sahiptir. Boğaziçi’nde bir yalıda oturur. Terbiyeli ve olgun bir insandır.

Firdevs Hanım: Saçları sarı boyalı, gözleri sürmeli 45 yaşlarında bir kadındır. Kızlarının gençliğini, güzelliğini ve mutluluğunu kıskanan birisidir. Melih Bey takımındandır.Dul bir kadındır.

Bülend: Adnan Bey’in küçük oğludur. Yatılı okula verilmiştir.

Matmazel: Evlenmek için geç kalmış, yaşı ilerlemiş yabancı uyruklu bir kadındır. İffet ve namusunu korumak için İstanbul’a gelen namuslu bir kadındır.

Peyker: Kocasına sadık iffetli bir kadındır.Evli ve çocuk annesidir.

Beşir: Sıska bir yapıya sahiptir. Bülend’in oyun arkadaşıdır. Nihal’i çok sever ve ona tam samimiyetle bağlıdır.

Hala: Marmara denizindeki adalardan birinde oturur.

—Gustave Flaubert’in Madame Bovary romanının kadın kahramanı Emma, kendisinden hem yaşça büyük hem de çok farklı bir kişiliğe sahip bir doktorla evlenmiş, bu yüzden mutsuz ve karamsar bir ruh hali içine girmiştir.

Ortak Yönler:

Zengin ve yaşlı bir adamla evlilik

Mutsuz ve bunalımlı kadınlar

Aldatma ve vicdan azabı

Yıkılış ve ailenin dağılması

3.Etkinlik

Romanın yazıldığı dönemin farklı insan tipleri bir arada görülmektedir. Farklı kişiliğe sahip bu insanlar arasında kuşak çatışması yaşanmaktadır.

5.Etkinlik

4)Aşkı Memnu romanı dönemin toplum yapısını ve değerlerini yansıtır. Mekanlar kişilerin karakter özelliğine uygun olarak kapalı alanlardır. 19. Yüzyılın sonlarında geçmektedir. Uyum vardır.

5)Aşkı Memnu romanından alınan metin yapı ve anlam bakımından kendi içinde bir bütünlük oluşturmaktadır.

Sayfa 128

6.Etkinlik

6)Metnin teması “aşk”tır.

a)Eser, batılılaşma sürecinde Osmanlı toplumunda yaşanan kuşak çatışmasını ve ahlaki çöküşü bu tema etrafında ele alınmıştır.

b)Eserin adı, doğrudan temayı temsil etmektedir.

c)Yasak aşk teması, insanın içinde bulunduğu sosyal yaşamda başına gelebilecek, gerçeklik yönü olan bir durumu ele almıştır.

7.Etkinlik

Yasak aşk teması günümüzde de önemli bir yere sahiptir. İnsan var oldukça hataları, eğilimleri, hırsları da var olacaktır.

8)Olaylar üçüncü kişi tarafından anlatılmaktadır. İlahi bakış açısıyla yazılmıştır.

Sayfa 129

9)Metinde fiziki ve ruhsal tasvirler yapılmıştır. Fiziki tasvirler genellikle mekanlara yöneliktir. Ruhsal tasvirler ise daha çok kişilerin üç dünyalarını, düşüncelerini yansıtmak amacıyla yapılır.

10)Okuduğumuz roman, yazıldığı dönemin aile yapısında çözülmeleri, ahlak değerlerinin kayboluşunu ortaya koyması açısından önemli bir eserdir.

8.Etkinlik

Roman, servetifünun romancılığı geleneğine ve realizm akımının özelliklerine göre yazılmıştır.

9.Etkinlik

Aşkı Memnu, Mai ve Siyah, Eylül gibi romanlar Servetüfünun döneminde yazılmıştır. Bu romanlar, modern roman tekniğinin özelliklerini yansıtmakta olup Tanzimat romanlarına göre daha niteliklidir.

10)Aşkı Memnu romanı Batılı tekniklere tam anlamıyla uygun, ilk yerli romandır.

Anlama Yorumlama

10.Etkinlik

Realist romanlarda duygular anlatılırken tarafsız bir tutum sergilenir. Olayın iyi ya da kötü yönleri olduğu gibi aktarılır. Anlatıcı kendini gizler.

1)Realizm ve natüralizm akımının izlerini taşıması, sanatçıların insanı ve toplumu bütün gerçekliğiyle yansıtmak istemeleriyle ilgilidir.

3)Servetifünun romanlarında kullanılan dil günümüz romanlarına göre daha süslü ve sanatlıdır. Dil ve anlatımda söyleyiş güzelliğine yer verilmesi mensur şiir geleneğiyle alakalıdır. Dönemin roman temaları ise günümüze göre daha bireysel bir çizgidedir.

Sayfa 130

Değerlendirme Cevapları

1)DDYD

2)gazete-dergi, Mai ve Siyah-Aşkı Memnu, Mehmet Rauf-Eylül,

3)D

4)Bunun en büyük nedeni dönemin sanatçılarının karamsar bir yapıya sahip olmaları ve gerçek yaşamlarında da sürekli hayal- hakikat çatışması yaşamalarıdır.

Sayfa 131

Servetifünun Edebiyatının Genel Özellikleri

2.Etkinlik

Servetifünun sanatçılarının ortak özellikleri:

Aynı dergi etrafında bir araya gelmişlerdir.

Sanat için sanat anlayışına sahiptirler.

Edebiyatta faydayı değil güzelliği esas almışlardır.

Batı edebiyatının yeni tekniklerini uygulamışlardır.

İçe kapanık, yalnız ve karamsar bir karakter özelliğine sahiptirler.

Edebiyatımıza yeni bir bakış açısı kazandırmışlardır.

Dil, işleyiş ve üslup konusunda titiz davranmışlardır.

Sayfa 132

Anlama Yorumlama

Sembolizm, parnasizm, realizm ve natüralizm

Sayfa 133

Değerlendirme Sorularının Cevapları

1)DYDY

2)parnasizm-sembolizm-realizm-natüralizm, sone- terza rima- serbest müstezat, Tanzimat- edebi

3)Cenap Şahabettin: Tiryaki Sözler

Halit Ziya Uşaklıgil: Ferdi ve Şürekası

Mehmet Rauf: Eylül

Hüseyin Cahit Yalçın: Kavgalarım

4)D

5)E

6)Servetifünuncular toplumdan kopuk, karamsar kişiliklerdir. Tanzimatçılar ise toplum sorunlarına daha duyarlı yaklaşmışlardır. Servetifünun sanatçıları içe dönük, Tanzimatçılar ise dışa dönük kişiliklerdir. Servetifünuncular bireysel, Tanzimatçılar ise toplumsal sorunlara yönelmişlerdir.

Sayfa 135

Fecriati Topluluğu

Hazırlık

1)Edebiyatta grup ya da topluluk kavramı, aynı sanat anlayışına sahip şair ve yazarların bir araya gelerek bir dergi veya gazete çevresinde birlikte çalışmaları anlamına gelir. Edebiyatımızdaki ilk edebi topluluk Servetifünun, ikincisi ise Fecriati dergisi etrafında ortaya çıkmıştır.

2)Bir edebi topluluk kendinden önceki topluluğa tepki olarak ortaya çıkabilir. Fecriati topluluğu Servetifünun’a tepki olarak doğmuştur.

Sayfa 139

2.Etkinlik

Fecriati topluluğunun ortaya çıkmasında Batılı edebiyat akımlarının rolü olmuştur. Servetifünuncuların edebiyata yeterince yenilik getiremediğini savunan Fecriaticiler halka edebiyat sevgisini aşılamayı amaçlamışlardır.

3.Etkinlik

Fecriaticiler daha çok şiir, makale ve eleştiri alanında eserler yazmışlardır. Fecriati Beyannamesi’nde Batılı eserlerin tercüme edileceğinden, halka tanıtılacağından söz edilmiştir.

Anlama Yorumlama

1)Fecriati grubu Servetifünun topluluğuna tepki olarak doğmuşsa da onları taklit etmekten öteye geçememişlerdir.

2)Fecriaticilerin benimsediği yeni anlayışlar, yapmak istediği yenilikler Fecriati Beyannamesi’nde dile getirilmiştir.

3)Fecriaticiler arasında bir kültür, zevk ve anlayışı bütünlüğü oluşmamıştır.

4)Fecriati topluluğu Balkan Savaşları’nın yaşandığı, Avrupa ve Osmanlı içinde siyasi çalkantıların başladığı bir dönemde ortaya çıkarak “sanat şahsi ve muhteremdir.” Anlayışıyla eser yazmıştır. Ancak halk, bu çalkantılı yıllarda edebiyata, sanata pek ilgi göstermemiştir.

Sayfa 140

Değerlendirme

1)DYD

2)ilk ve tek, Milli Edebiyat

3)E

4)C

5)D

6)Servetifünun topluluğunun dağılmasından sonra edebi anlamda bir boşluğun oluşması

Fecriaticilerin Servetifünuncuları Batı edebiyatını anlamada ve halka anlatmada yetersiz bulmaları ve bu eksikliği kendilerinin gidereceğini iddia etmeleri

2.Meşrutiyet’in ilanıyla özgürlükçü bir ortamın oluşması

11.Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 141- 148 İçin Tıkla

Cevap Ver