12. Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Lider Yayıncılık Sayfa 34

12. Sınıf Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Lider Yayıncılık Sayfa 34

1- herkes istediği biçimde ibadet edebilir, dinler arasında ayrım yoktur, insanlar inanç ve din bakımında kanun önünde eşittir
2-Din ve Vicdan Özgürlüğü, insan haklarının önemli bir bölümünü teşkil etmektedir Bu nedenle dinin, canın, aklın, neslin ve malın korunması bütün semâvî dinlerin olmazsa olmaz şartıdır Buradan hareketle din ve vicdan özgürlüğünün tarihin her döneminde fert, toplum ve milli bütünlük açısından önem arzettiğini görüyoruz

Din ve Vicdan özgürlüğünün temel unsurları îmân etme, bağlı bulunduğu dinin esaslarına göre amel etme, onu öğrenme, öğretme, tebliğ etme emir ve yasaklarına riâyet etmek gibi hususlardır

Vicdan ise iyiyi kötüden, hayrı şerden ayırmaya yardımcı olan ve insana iyilik yaptığı zaman huzur ve sevinç, kötülük işlediği zaman pişmanlık, elem ve ızdırap veren ahlâkî bir duygudur

Din ve vicdan hürriyetinin olmadığı yerde kavga, düşmanlık ve kin vardır.
3-Atatürkçü düşüncede lâiklik başka milletlerdeki uygulamalardan farklıdır. Çünkü halkı müslüman olan ve lâikliği uygulayan tek ülke Türkiye’dir. Batı’da lâikliği uygulayan ülkelerin dinleri, millî kültürleri, değer yargıları, örf ve âdetleri… Türkiye’dekinden farklıdır
Atatürkçü düşüncede lâikliğin, kendine özgü bir özelliği olduğu anlaşılmış, bize göre şu temel unsur ve özellikleri taşıdığı sonucuna varılmıştır:
a) Din ve vicdan hürriyeti,
b) Resmî bir devlet dininin bulunmaması,
c) Devletin din ve mezhep ayrımı gözetmemesi,
ç) Devlet kurumlarıyla din kurumlarının ayrılmış olması,
d) Devlet yönetiminin din kurallarına bağlı olmaması.

a- Türkiye Cumhuriyetinde lâikliğin, birinci temel unsuru ve özelliği, din ve vicdan hürriyetidir. Nitekim Anayasamızda, “Herkes vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir” (Madde: 24) denilmektedir. Din ve vicdan hürriyeti, inanç ve ibadet hürriyetini de kapsamaktadır. Nitekim Atatürk de şöyle demektedir: “Lâiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir”. “Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse hiçbir kimseyi ne bir din ve ne de bir mezhep kabulüne icbar edebilir”. “Türkiye Cumhuriyeti’nde her yetişkin dinini seçmekte hür olduğu gibi, belirli bir dinin merasimi de serbesttir. Yani ibadet hürriyeti vardır”

CEVAP VER