Edebiyatın Diğer Bilimlerle İlişkisi

Edebiyatın Diğer Bilimlerle İlişkisi

9.sınıf Türk dili edebiyatı ders notlarıcemalaksoy.org sitesinden takip edebilirsiniz. Lise 1 Türk edebiyatı ders notlarının tamamını sitemizden takip edebilirsiniz. Güzel sanatlar, güzel sanatlar içinde edebiyatın yeri, edebiyatın diğer bilimlerle ilişkisi, sanatsal ve öğretici metinler, metin, edebi metin, edebiyat ve gerçeklik, edebiyat ve yorum, öğretici metinlerin özellikleri gibi konu başlıklarına ait 9. Sınıf Türk dili ve edebiyatı konu anlatımlarını sitemizde bulabilirsiniz.

 

Edebiyat, güzel sanat kollarından biridir. Ancak insanın tek amacı, gördüğü her şeyi güzel bir şekle dönüştürüp sunmak değildir. Geçmişten günümüze kadar insanlar hayatlarını kolaylaştırmak, medeniyetlerini geliştirmek için çok uğraşmışlardır. Bunları yapmak için bilime ihtiyaç duyarlar. Yani insanlar bilim sayesinde dünyayı keşfeder, edebiyat sayesinde ise dünyayı anlamlandırırlar.

 

Peki, gelişmemizi sağlayan bilimi nasıl tanımlayabiliriz?

Bilim, evrenin bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgidir.

Bilimin en önemli özelliği, sürekli gelişim içinde olmasıdır. Bunun yanı sıra bilimin genel niteliklerini şöyle sıralayabiliriz:cemalaksoy.org

Bilim objektiftir.

Bilim eleştiriye açıktır.

Bilim mantık kurallarını kullanır.

Bilim değişim içindedir.

Bilim evrenseldir.

Bilim verilerin birikmesiyle ilerler.

Saydığımız özellikler daha önce saydığımız sanat eserinin özelliklerinden farklıdır. Buradan da anlaşılacağı gibi edebiyat, sanat ve bilim arasında bazı farklar vardır. Bununla beraber edebiyat ve bilim arasında pek çok ortak nokta vardır. İkisinin konusu da insandır. Bundan dolayı ikisi arasında sıkı bir bağ vardır. Edebi metinler oluşturulurken pek çok bilimden yararlanılır.

Peki, edebiyat ile hangi bilimler arasında ilişki vardır?

Edebiyat- Tarih: Bazı edebiyat eserleri tarihi olayları ve konuları işler. Bu tür eserlerin oluşumunda tarih biliminden yararlanılır. Ancak bu eserlerde tarih kitapları gibi gerçeğe bire bir bağlı kalınması gerekliliği yoktur. Bir romancının gözünde tarih, onun şekillendirdiği gibidir.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Ankara” adlı romanı Kurtuluş Savaşı Türkiye’sini gözlerimizin önüne serer. Bunun için tarih biliminden yararlanır.

Edebiyat- Tıp- Matematik ve Fen Bilimleri: Bazı edebi eserler bilimsel konuları işlemektedir. Bu edebi eserlerde bilimle ilgili kavramlara yer verilir.

Jules Verne, “Denizler Altında Yirmi Bin Fersah” ve “Dünyanın Merkezine Yolculuk” gibi eserlerinde fen biliminden yararlanmıştır.

Edebiyat- Psikoloji: Pek çok romanda insanların psikolojileri, ruhsal durumları üzerinde durulmaktadır. Edebiyatın konusu insandır. İnsan da ruh ve bedenden oluşan bir bütündür. Bu yüzden psikoloji ve edebiyat arasında yakın bir ilişki vardır.

Örneğin, Mehmet Rauf’un “Eylül” adlı romanında psikolojik unsurlar ön plandadır.

Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” adlı eseri de psikoloji ile ilgili ayrıntıları barındırır. Halid Ziya Uşaklıgil’in “Mai ve Siyah” adlı eseri ve Recaizade Mahmut Ekrem’in “Araba Sevdası” adlı eserinde sosyoloji ile ilgili ayrıntılar vardır.

Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi edebiyat pek çok bilimden yararlanmaktadır. Pek çok bilime de kaynaklık etmektedir. Bilimler ve edebiyat birbirinden beslenerek gelişmektedir. 

Cevap Ver