Milli Edebiyat Dönemi Öğretici Metinler Test Çöz-1

Milli Edebiyat Dönemi Öğretici Metinler Test Çöz-1

11.sınıf Türk edebiyatı Milli Edebiyat Dönemi test sorularını ve cevaplarını paylaşmaya devam ediyoruz. Milli edebiyat dönemi öğretici metinlerle ilgili hazırladığımız test sorularımız aşağıdadır. LYS Milli Edebiyat test sorularını çözmek için sitemizden ayrılmayınız.

 

Az çok medeni, kuvvetli bir hükümet yeni bir müstemleke (sömürge) elde etti mi orada nasıl bir idare tarzı tesisi icap ettiğini kararlaştırmak için derhal alimlerin, araştırmacıların yardımına müracaat ediyor. (…) Rus hükümetinin muhtelif yerlerde Türkiyat (Türklük bilimi) müesseseleri vücuda getirerek Türk milliyetini, Türk tarihini, Türk lisan ve edebiyatını tetkike çalışması ve bunun için her sene binlerce lira fedakarlık etmesi acaba ne içindir? Çar hükümetinin Türk milliyetini canlandırmak maksadıyla çalışmadığı çok açıktır. Onun maksadı Türklüğü tamamıyla ve iyice anlayarak muhtelif vasıtalarla onu parçalamak, Türklüğün ilerlemesini meneden amilleri anlayarak onları her surette devam ettirmek, hülâsa, vereceği zehri hastanın bünyesine göre en müessir (etkili) olabilecek neviden seçmek içindir.

(Mehmet Fuat Köprülü)

1) Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) İleri sürülen görüşler, somut belgelerle kanıtlanmıştır.

B) Konu, Türkiyat araştırmaları yapan yabancı ülkelerin amacı üzerinedir.

C) Ana düşünce, "Oryantalizm, (doğu bilimi) emperyalizmin keşif koludur." cümlesiyle aynı doğrultudadır.

D) Yazar, Rusya'nın Türklük bilimine verdiği desteğin arkasında gizli bir emel olduğunu iddia etmiştir.

E) Yazar, kendi uzmanlık alanıyla ilgili bir konuyu ele almıştır.

 

Kültür milli olduğu halde medeniyet, milletlerarasıdır. Kültür yalnız bir milletin dini, ahlaki, hukuk, akli, estetik, lisani, iktisadi ve fenni hayatlarının ahenkli bir bütünüdür. Medeniyet ise aynı medeniyet dairesine giren birçok milletlerin sosyal hayatlarının müşterek bir yekûnudur. Mesela, Avrupa ve Amerika medeniyet dairesinde bütün Avrupalı milletler arasında müşterek bir Batı medeniyeti vardır. Bu medeniyet içinde birbirinden ayrı ve müstakil olmak üzere bir İngiliz kültürü, bir Fransız kültürü, bir Alman kültürü vb. mevcuttur.

(Ziya Gökalp)

(Türkçülüğün Esasları)

2) Bu parçayla ilgili olarak aşağıdaki yargıların hangisi doğru değildir?

A) Bilgi vermek amacıyla yazılmıştır.

B) Konu kültür-medeniyet ilişkisidir.

C) Ana düşünce, "medeniyetin kültürlerin birleşmesin-den doğduğu" düşüncesidir.

D) Tanımlama, karşılaştırma ve örneklemeden yararlanılmıştır.

E) Sade, kesin ve açık ifadelere yer verilmiştir.

 

Ömer Seyfettin sadece bir muharrir, bir hikâyeci değil, Ziya Gökalp'in dediği gibi "yepyeni bir cereyanın ta başında bir inkılâpçı idi. Bu cereyan dallanarak Türkçülük, halka doğruculuk, milli kültür hareketlerinin doğmasına sebep oldu." Ömer Seyfettin'in hikayeleri bilhassa bu noktadan tahlil edilmelidir. Nakarat, Hürriyet Bayrakları gibi nuvelleri (kısa öyküleri) Türk gençliğini gaflet uykusundan uyandırmak için yazmıştır. Bu hikayeler yayınlandığı yıllarda Osmanlıcılık hakimdi. Milli gurur, Türkçülük uyuyordu. Pembe İncili Kaftan, Vire, Kütük gibi nuveller, milli gururun canlanması için tarihin en zengin kaynak olduğunu göstermek kaygısıyla ortaya konmuştur.

3) Ali Canip Yöntem'in "Ömer Seyfettin" başlıklı yazısından alınan bu parçayla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

A) Değerlendirme yapılmıştır.

B) Tanık göstermeden yararlanılmıştır.

C) Ömer Seyfettin'in, hikâyelerini hangi amaçla yazdığı belirtilmiştir.

D) Düşünce, örneklerle açıklamıştır.

E) Tartışmacı anlatıma başvurulmuştur.

 

Saz şairleri kendilerini türlü bakımlardan klasik şairlerden üstün sayarlar. Evvela herhangi bir mevzu üzerine herhangi bir kafiye ile derhal bir manzume söyleyivermek kudreti, onların başlıca övünme sebepleridir. Hakikaten klasik şairler arasında irt cal (doğaçlama) denilen bu kudret çok nadirdir; klasik nazım kaidelerinin bütün inceliklerine riayet şartıyla irticalin gayet müşkil olduğunu gerek Iran gerek Türk edebiyat müellifleri daima itiraf etmişler ve her iki edebiyatta da bu kudrete malik olan pek az şair gösterebilmişlerdir. Halbuki bu kadar sıkı ve zor kaidelere bağlı olmayan, v zin ve kafiye kusurlarını tabii gören saz şairleri arasında irticai, bir istisna değil, âdeta bir kaidedir

4) Mehmet Fuat Köprülü'nün ' Türk Edebiyatında Aşık Tarzının Menşe ve Tekâmülü" başlıklı yazısından alınan bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Dil, göndergesel işlevde kullanılmıştır.

B) Konu, "saz şairlerinin ken ilerini klasik şairlerden üstün görmesi"dir.

C) Ana düşünce "Saz şairleri in kendilerini klasik şairlerden üstün görmesinin başlıca nedeni doğaçlama yeteneklerinin olmasıdır." cümlesiyle ifade edilebilir.

D) Karşılaştırma ve tanık göstermeden yararlanılmıştır.

E) Terimlere yer verilmiş, açı ve yalın bir anlatıma başvurulmuştur.

 

Lisânımızın, vaktiyle ve devam edilegelen hatayı yüzümüze vururcasına, kendi kendine Türkçeleştirdiği, çamaşır gibi, mintan gibi, cep gibi, ceviz gibi, çerçive gibi, sokak gibi, çarpaz gibi, kelimeler bunlarca hep yanlışdır, kabadır… bunlar çamaşır, mintan değil, câmeşûy, minten, ceyb, cüz, çar-çube, zokaktır. Hatta bunlardan bazılarının gözleri o kadar dumanlanmış ki kâbil olsa bütün Türkçe kelimeleri de Arapçaya, Farsçaya ircâ edecekler. Lügatler bizim değil, telâffuz bizim değil.. Bunları işleten kaideler bizim mi? Hayır, efendim hayır. O da bizim değil. Bahr sahili, deryâ kenân da kaba… Sahil-i bahr, kenâr-ı derya diyeceğiz. Yine boyun eğeceğiz ki güneş'in adı âftâb'dır, yangının adı hârık'dır.

(Ispartalı Hakkı)

5) Bu metinle ilgili olarak aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?

A) Yazar, okuyucuyu bilgilendirmek ve kendi görüşlerini de okuyucuya kabul ettirmek amacıyla yazmıştır.

B) Örneklemeye başvurarak düşüncelerini kanıt-lama yolunu seçmiştir.

C) Yazar, geçmişte ve hâlde uygulanan dil anlayışına katılmadığını vurgulamıştır.

D) Dilin canlı ve milli' olduğuna dair ipuçlarını vermekten uzaktır.

E) "Bahr sahili, deryâ kenarı da kaba… Sahil-i bahr, kenar-ı deryâ diyeceğiz." derken yazar, ironik bir anlatım kullanılmıştır.

 

—- askeri okullarda okumuş, subay olmuş, Yanya'da Yunanlara tutsak olmuş, bir yıl tutsaklıktan sonra İstanbul'a dönünce askerlikten ayrılarak yaşamını yazar olarak sürdürmüştür. Askerlik yaşamı boyunca bulunduğu yerlerde gördüğü ulusal direniş hareketleri onu Servetifünuncularla mücadeleye yöneltmiş, Servetifünun dilini ve ulusallıktan uzak anlayışını kötüleyen birçok makale yazmıştır. —- yazdığı 28 Ocak 1911 tarihli mektupta, "Geliniz, edebiyatta, lisan¬da bir ihtilal vücuda getirelim. Ah büyük fikir, sây (çalışma), sebat (kararlılık) ister." demiştir.

6) Bu metinde boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangileri sırasıyla getirilmelidir?

A) Ömer Seyfettin — Ali Canip'e

B) Ziya Gökalp — Ömer Seyfettin'e

C) Ali Canip Yöntem — Refik Halife

D) Mehmet Emin — Yakup Kadri'ye

E) Yakup Kadri — Halide Edip'e

 

Türkler ancak kuvvetli ve ciddi terakki (ilerleme) ile hâkimiyetlerini, mevcudiyetlerini muhafaza edebilirler. Terakki ise ilmin, fennin, edebiyatın hepimizin arasında yayılmasına bağlıdır. Ve bunları yayma için evvela lazım olan milli ve umumi bir lisandır. Milli ve tabii bir lisan olmazsa ilim, fen ve tabiat yine bugünkü gibi bir muamma hâlinde kalacaktır.

7) Bu metinle ilgili aşağıda yapılan açıklamalardan hangisi yanlıştır?

A) Ömer Seyfettin'in, "Genç Kalemler" dergisinde yayımlanan, "Yeni Lisan" makalesinden alınmıştır.

B) "Milli lisan" konusu ele alınmaktadır.

C) Yazar, milli lisanın gerekliliğini okuyucuya kabul ettirmeye çalışmaktadır.

D) Metinde kelimeler yan anlamlarıyla kullanılmış, edebi bir dilin nasıl olması gerektiği bu yazı aracılığıyla okuyucuya gösterilmek istenmiştir.

E) Dil sorunu, düşünülen doğrultuda çözümlenmediğinde bilimsel ve teknolojik gelişmelerin mümkün olmayacağı düşüncesi öne sürülmüştür.

 

I.   Arapça, Farsça terkiplerin (tamlama) vazgeçilmezliği

II.  Dilde sadelik

III. Halk edebiyatı nazım 3içimlerinden yararlanma ve hece ölçüsü

IV. Tiyatro eserlerine ağırlık verilmesinin gerekliliği

V.  Konu seçiminde yerlilik

8) Milli Edebiyat'ın ilkeleri olarak ileri sürülen numaralanmış maddele den hangileri "Yeni Lisan" makalesinde yer  almaz?

A) I. ve III.             B) II. ve V.             C) I ve IV.

D) III ve IV.            E) IV ve V.

 

9) Ziya Gökalp hakkında aşağıda yapılan açıklamalardan hangisi yanlıştır?

A) Diyarbakırlıdır; II. Meşrutiyet'in ilanı üzerine İttihat ve Terakki Cemiyeti Diyarbakır şubesini kurar.

B) Sosyologdur, Durkheim felsefesini incelemiştir.

C) Türkçülük düşüncesini sistemleştirerek "Türkçülüğün Esasları" adlı kitabında aktarır.

D) Makaleleri aracılığıyla düşüncelerini "Genç Kalemler" dergisinde yayımlar.

E) Yazı dilinin konuşma diline yaklaştırılmasını sakıncalı bulmuştur.

 

10) Aşağıdakilerden hangisi Ziya Gökalp'in makale türünde yazdığı eseridir?

A) Kızıl Elma

B) Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak

C) Yeni Hayat

D) Said İbrahim Destanı

E) Altın Işık

 

Osmanlı milletini Osman Gazi te'sis etdi fakat Türk kavmi, Türk lisânı, Türk edebiyatı Osman Gazi'den daha evvel mevcutdu. Türk lisânı, Türk edebiyatı Selçukilerden, hattâ Oğuz Han'dan pek çok eskidir. Türkçe, bugün yüz milyon Türk'ün lisânına kendi ismini vermek günâh mıdır? Türkçe, Osmanlı milletinin resmi lisânı olmakla içtimâî ve kavmi mahiyetinden tecrid olunamaz… Katiyyen olunamaz…

11) Bu metnin türü ve ileri sürdüğü düşünce aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

A) Makale — Osmanlı milletini kuran Osman Gazi'dir.

B) Fıkra — Türkçe yüz milyon kişi tarafından konuşulmaktadır.

C) Makale — Osmanlı milletinin resmi lisanı Türkçe olmalıdır.

D) Sohbet — Türk edebiyatı çok eskidir.

E) Fıkra — Konuşulan bu lisana Türkçe denilmelidir.

 

12) "Genç Kalemler" dergisi hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A)  Eski adı "Hüsün ve Şiir"dir, 11 Nisan 1911'de adı "Genç Kalemler" olarak değiştirildi.

B) Ömer Seyfettin'in yazdığı ama altına imzasını atmadığı, yazarı bir soru işaretiyle (?) belirtilen "Yeni Lisan" makalesi, Milli Edebiyat hareketinin bildirisi niteliğindedir.

C) 1912 yılında kapanmış olmasına rağmen, oluşan hareketli etkileri uzun yıllar sürmüştür.

D) Ömer Seyfettin ve Ali Canip tarafından Türkçenin odağı yapıldı, Ziya Gökalp de onlara katıldı.

E) Servetifünun sanatçısı olan Cenap Şahabettin tarafından, dilimizi zenginleştireceğini düşündüğü için dergi takdirle karşılandı desteklendi.

Bu Testi PDF Olarak İndir

Cevap Ver