Nova Yayıncılık 10. Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 38-44 Ders Kitabı Cevapları

Nova Yayıncılık 10. Sınıf Türk Edebiyatı Sayfa 38-44 Ders Kitabı Cevapları

Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler Şiir(Koşuk- Sagu)

Sayfa 37

Araştırma

1)Türk halk edebiyatında baharın, tabiatın veya sevgilinin güzelliklerinden söz eden şiir türüne koşma denir.

3)Edebi metinler, yazıldığı dönemin özelliklerinden ve o dönemdeki her türlü gerçeklikten  belirli ölçüler çerçevesinde yararlanırlar. Edebi eserlerde gerçeklik, kaynağını diğer bilim ve bilgi alanlarının ortaya koyduğu sonuçlardan alabilir. Edebiyat eserindeki içeriğin gerçeklikle bağı vardır. Eseri oluşturan yazar ya da şair belli bir toplumsal gerçeklik  içinde yaşamaktadır ve eserinde gerçekliği şöyle ya da böyle yansıtır.cemalaksoy.org

4)Eski Türklerde şairlere kam, ozan, baksı, şaman adı verilirdi. Bu şairler toplum tarafından saygı gören, özel kişilerdir. Başlıca görevleri şunlardır:

Yuğ törenlerinde kopuz eşliğinde şiir okurlar.

Şaman törenlerinde dualar okur, Gök Tanrı’ya toplum adına yalvarır, bu özelliğiyle dini lider sayılır.

Hekimlik ve büyücülük gibi yetenekleriyle hastaları iyileştirir.

Savaşlarda destanlar okuyarak askeri coşturur.

İnsanlara öğütler verir, onları yanlış yapmaktan korur.

5)Eski Türklerde, ölen birinin arkasından söylenen şiirlere sagu denirdi. Sagunun divan edebiyatındaki karşılığı mersiye, halk edebiyatındaki karşılığı ise ağıttır.

6)Sagu ve Koşuk hakkında bilgi sahibi olmak için tıklayınız.

Sayfa 38

Hazırlık

5)Aynı nesne aynı nesnel gerçeklik (baharın güzellikleri) farklı üsluplar ve farklı anlayışlarla dile getirilmiştir.

6)Koşma şiiri dörtlük, gazel ve kaside şiirleri ise beyit nazım birimi ile yazılmıştır.

Sayfa 39

1)Koşuk adlı şiirin hemen hemen tümünde tabiatta bahar mevsimiyle kendini gösteren manzaralar tavsiye edilmiştir. Şiirde bahar mevsimine yer verilmesinin nedeni, bu mevsime duyulan sevgi ve özlem duygusunu canlı tutmak, insanlara hissettirmektir.

2)a)Şiirin ölçüsü 7’li hece ölçüsüdür. Şiirin durakları 4+3 şeklindedir. Bu özellikler, şiirin söylenişine ahenk katmakta, şiire akıcı bir ifade zenginliği katmaktadır.

b)Şiirin kafiye şeması: aaab, cccb,dddb….

3)Şiirde bulutun kükreyerek yükselmesi, yağmur ve dolunun koşuşturması teşhis(kişileştirme) sanatının yapıldığını gösterir. Güneş, yıldız, bulut, gökyüzü, hava kavramları anlamca birbirine yakındır.(tenasüp) Gökyüzünden bardaktan boşalırcasına yağmur ve dolu yağması(mübalağa)Bulutun denizdeki sandala benzetilmesi(teşbih)erkekler- dişiler(tezat)

4)Yazılışları aynı, anlamları farklı kelimelerin mısra sonlarında kullanılmasına cinas sanatı denir. “tirildi” kelimelerinin iki mısranın sonnunda kullanılması şiirde cinas sanatının yapıldığını gösterir.

Sayfa 40

5)Yay yarupan ergüzi/ aktı akın munduzı (bahar geldi, kar suları seller gibi aktı)

Toğdu yaruk yıldızı( Tan yıldızı da doğdu)

Yağmur tolı sekrüyi( Yağmur ve dolu yağdı)

Baharı tasvir eden bu söz ve söz grupları, şiirin anlatım bütünlüğünü oluşturmaktadır. Ayrıca şiire görsel bir nitelik kazandırmaktadır.

6)Şiirin teması “baharın güzelliği”dir. Bu tema, şiirde yapı ve anlam kaynaşması sonucunda oluşmuştur.

7)

Dörtlükler

Nesnel Gerçeklikle İlişkisi

1.Dörtlük

Bahar mevsimiyle birlikte karların erimesi, suların çağlayıp coşması ve tan yıldızının doğması tabiata özgü bir gerçekliktir.

2. Dörtlük

Yağmurların sıkça doğmasından dolayı bulutlar bahar mevsiminde çok hareketlidir. Sıcaklık değerlerinin sürekli değişmesi rüzgarın hızını etkiler. Rüzgarlar, bulutları sürükleyip yeniden yağışları başlatır.

3. Dörtlük

Bahar mevsimiyle doğadaki bitki kökleri canlanıp yeşerir. Kırlarda, ovalarda, dağlarda  renk renk çiçekler açar.

4. Dörtlük

Bahar mevsiminin gelmesiyle havalar ısınır ve bazı hayvanlar kuş uykusundan uyanarak tabiatta kendilerine uygun yiyecekler arar, çiftlerini bulurlar.

 

8)Tabiat bütün çıplaklığıyla göz önüne serilmiştir. Anlatılan manzarada insanla ilgili bir ize rastlanmaz. Sanki insanların hiç dokunmadığı bir tabiat ortamından söz edilmektedir.

9)Türklerin destan döneminde tabiata verdiği önem ön plana çıkmaktadır. Göçebe ve atlı kültürün  egemen olduğu destan döneminde tabiat ve tabiatla ilgili unsurlar Türkler için tanrısal bir değer taşır.

2. Metin

1)a)Metne göre kahraman, konuklarına karşı son derece cömert, düşmana karşı çetin ve serttir. Düşmanı kaçırtan, göçürten, zor işlerin üstesinden gelebilen kahraman bir insandır.

b)Metinden hareketle, metnin yazıldığı dönemde Türklerin düşmanla sürekli mücadele halinde oldukları anlaşılmaktadır. Düşmana karşı güçlü olan kişiler toplum tarafından övgüler ve saygı  görür.

2)”Boynun tatup kadırgan” sözü düşmana gücünü kabul ettiren, boyun büktüren  anlamında kullanılmıştır. Bu söz Türklerin yiğitliğini ve gücünü ifade etmektedir.

Sayfa 41

3)Güçlü ve cömert olmasıdır.

4)Şiirde ahengi sağlayan unsurlar uyaklar, redifler, hece ölçüsü ve duraklardır. 2+2+3(7’li) hece ölçüsü şiirin söyleyişine bir akıcılık kazandırmıştır.

5)Şiirde “yağın otın öçürgen” (düşman ateşini söndüren) sözüyle “düşmanın varlığına söz veren, onun hakimiyetini ortadan kaldıran” şeklinde bir ifade eder. Günümüzde “ateşini söndürmek, ocağını söndürmek” gibi söyleyişlerde de buna yakın  bir anlam vardır.

6)

 

Redif

Uyak

  1. Dörtlük

-gan

-u

-r- yarım uyak

  1. Dörtlük

-gan

-u(dörtlük sonu)

-r- yarım uyak

  1. Dörtlük

-gen

-u (dörtlük sonu/redif)

-r- yarım uyak

  1. Dörtlük

-lak/-a

-u

-ş yarım uyak

-r- (dörtlük sonu)

 

7)Şiirin teması ölümdür. Her bentte kahramanın cömertliği ve yiğitliğinden söz edilmekte, bentlerin son dizelerinde ise ölüme yenildiği söylenmektedir.

8)a)hekim, büyücü, hekim, bilge, sanatçı

b)Ozan, kam, baksı, şaman

Anlama Yorumlama

1)a)

Rindlerin Ölümü

“Allah aşkıyla yanıp tutuşan bir derviş için ölüm bir bahar ülkesidir. Onun mezarında her sabah güller açar, bülbüller öter.”

Şiirde ölüm, insanın Allah’a kavuşması, onun huzurlu  ve güvenli makamında  huzur bulması şeklinde algılanmıştır. Bu şiire göre ölüm, bir güzellik ve huzur alemidir.

Makber

Abdülhak Hamit TARHAN, bu şiiri genç yaşta Beyrut’ta kaybedip yine buraya defnettiği eşi Fatma Hanım için yazmıştır. Şair, ölümü bir yok oluş, bir tükeniş ve tüm mutlulukların sona ermesi olarak düşünmektedir.

Kahraman’ın Ölümü

Şair, kahramanın ölümüyle bütün tabiatın yas tuttuğunu, anneler ve çocukların ağlaştığını söylemektedir. Şiirde ağıt türüne yakın bir söyleyiş vardır. Bu söyleyiş ölüm temasını sürekli ön planda tutarak ölen kişi ile ilgili üzüntünün daha fazla artmasını amaçlamaktadır.

 

b)Her üç şiirde ölüm teması işlenmesine rağmen bu tema farklı kültürel ve sosyal ortamlarda yaşamış şairlerin anlayışı, zihniyeti ve benimsediği şiir geleneğine göre değişik biçimlerde ele alınmıştır.

2)

Koşuk

Erzurum’lu Emrah’ın Koşması

Yedili hece ölçüsü kullanılmıştır.

Uyak şeması aaab şeklindedir.

2+3+3 biçiminde durakları vardır.

Yarım uyak kullanılmıştır.

Sekizli hece ölçüsü kullanılmıştır.

Uyak şeması aaab şeklindedir.

4+4 biçiminde durakları vardır.

Tam uyak kullanılmıştır.

 

Sayfa 42

3)Koşuk adlı şiirde tabiatın nesnel gerçekliği bir sanatçının bakış açısı ve kendine özgü ifadeleriyle sanat gerçekliği haline dönüştürülmüştür.  Nef’i ve Aşık Paşa’nın şiirlerinde ise daha çok soyut ve göreceli ifadelere yer verilmiştir.

5)Okuduğumuz koşukta konu edilen insanlar tabiatı bir güzellik, bir sığınak, kendilerine ait bir dünya olarak görmektedirler.

6)Bugünde Anadolu’nun çeşitli yörelerinde düzenlenmektedir.

8)Anadolu’da ağıtçı kadınlar vardır. Bu kadınların hem sesi güzeldir hem de irticalen şiir ve ağıt okuma yetenekleri vardır.

9)Mersiye, ağıt

Sayfa 43-44

Değerlendirme Cevapları

1)koşuktur-dörtlüktür-ağıt, mersiye-sözlü, anonim

2)DYD

3)D

4)D

5)YDDD

6)İslamiyetten önceki Türk şiirinin özelliklerine ulaşmak için tıklayınız.

10. Sınıf Türk Edebiyatı Nova Yayınları Ders Kitabı Sayfa 45-52 Cevaplarına Ulaşmak İçin Tıklayınız.

Cevap Ver