Öğretici Metinler- Eleştiri

11. sınıf dil ve anlatım dersi konularından olan öğretici metinlerle ilgili ders notlarını ve konu özetlerini cemalaksoy.org sitesinden takip edebilirsiniz. Öğretici metin türlerinden olan eleştiri hakkında hazırladığımız ders notu sayesinde eleştirinin özelliklerini, eleştirinin diğer metin türleriyle karşılaştırılmasını, eleştiri yazarlarıve eleştirinin tarihsel gelişimini öğrenmiş olacaksınız.

Öğretici Metinler- Eleştiri

Bir yapıtın ya da sanatçının olumlu-olumsuz, iyi-kötü, güzel-çirkin yönlerini ortaya koyan yazılardır. Eleştiride amaç, sanatçının ya da yapıtın yalnızca eksik, kusurlu yönlerini göstermek değildir; üstün yönlerini göstermek de eleştirmenin görevidir. Eleştirmenin tarafsız olduğu, duygularını karıştırmadığı eleştirilere nesnel; kişisel yargılarını öne çıkardığı eleştirilere de öznel eleştiri denir.  Edebiyatımızda eleştiri türü Tanzimat döneminde başlar. Namık Kemal, , Recaizade Mahmut Ekrem, Hüseyin  Cahit Yalçın, Nurullah Ataç, Asım Bezirci, Fethi   Naci  başlıca eleştiri yazarlarımızdır.cemalaksoy.org

Edebiyatımızda ilk eleştiri:

Tahrib-i Harabat – Namık kemal

 

ELEŞTİRİ /Mehmet Kaplan

“Hasan Boğuldu” hikayesiyle yeniden, bitmez tükenmez zenginliklerle dolu Anadolu’ya açılmış oluyoruz. Anadolu’da acı gerçekler, fakirlik ve ıstırap vardır, fakat onların yanı sıra, hatta onların içinde şiir, aşk ve yiğitlik de mevcuttur. Anadolu halk edebiyatının şaheserleri olan Kerem ile Aslı ve Köroğlu hikayelerinde de biz, hayatın b iki büyük kaynağını bulmaz mıyız? Fakat gerçeği fark etmek için görmesini bilme, onu güzelliğini dile getirmek içinse şair olmak icap eder. Sabahattin Ali bu iki meziyetede sahiptir. “ Hasan Boğuldu”, onun bu iki meziyetini ortaya koyduğu  en güzel  eserlerinden birisidir. Hikayede, baştan sona kadar, bir fon musikisi gibi, tabiatın güzelliğini çağıldar. Yazar, usta bir ressam gibi, dış alemde gördüğü herşeyi tespit eder. Fakat bu tabiatın içinde ondan fışkırmış gibi güzel, canlı insanlar vardır. Yörük kızı Emine, bahçıvan Hasan! Yazar, yine bir yörük kızı olan Hacer ‘in ağzından onların hazin ve güzel aşk ve ölüm hikayelerini anlatır. Yazarın kendisi ile Hacer’in  varlıkları hikayaye bir çerçeve teşkil ederler. Onlar da Emine ve Hasan gibi,  kendilerini çeviren tabiatın güzelliği içnde yer alırlar. Hikayeyi anlatan Hacer, Emine ile aynı obaya mensuptur. Öyle ki hikayeyi dinlerken ikisini birbirine karıştırır gibi oluruz. Yazar da Hacer’i tasvir ederken Hasan gibi, onun kendisinden çok farklı bir insan olduğunu hisseder. Fakat yazar ile Hacer arasında aşk duygusu değil , aynı yola giden iki insan arasındaki dostluk ve yardım duygusu vardır. Hasan ile Emine’nin aşk macerlarına karşı duydukları  derin ilgi  de onları birleştirir. 

CEVAP VER