Öğretici Metinler- Gezi Yazısı

11. sınıf dil ve anlatım dersi konularından olan öğretici metinlerle ilgili ders notlarını ve konu özetlerini cemalaksoy.org sitesinden takip edebilirsiniz. Öğretici metin türlerinden olan gezi yazısı hakkında hazırladığımız ders notu sayesinde gezi yazısınin özelliklerini, gezi yazısınin diğer metin türleriyle karşılaştırılmasını, gezi yazısı yazarlarıve gezi yazısınin tarihsel gelişimini öğrenmiş olacaksınız.

Öğretici Metinler- Gezi Yazısı

Yazarın, gezip gördüğü yerlerin ilgi çekici yönlerini, tarihi, coğrafi, ekonomik ve sosyal özelliklerini kendi görüş ve düşüncelerini katarak anlattığı yazılardır. Gerçeği yansıtması yönünden hukuk , folklor, toplumbilim gibi alanlar için belge görevi görür. Gezi yazıları, insanoğlunun yaşadığı yerlerin dışındaki yerleri görme merakından doğmuştur.cemalaksoy.org

Edebiyatımızda önemli gezi yazısı yazarları ve yapıtları:

Miratü’l  Memalik-  Seydi Ali Reis

Seyahatname –  Evliya Çelebi

Frankurt  Seyahatnamesi – Ahmet Haşim

Hac Yolunda –  Cenap Şahabettin

Bizim Akdeniz, Denizaşırı – Falih Rıtkı Atay

Avrupa’da Bir Cevalan – Ahmet Mithat Efendi

Anadolu Notları- Reşat Nuri Güntekin

 

Viyana’nın Bedesten Çarşısı / Evliya Çelebi  

Hepsi bin beş yüz dükkandır. Öylesine düzenli yapılmış, öylesine şenlik ve süslüdür ki her bir dükkancıda birer Mısır hazinesi mal vardır. Her esnafı sokak sokak birer ulu yola dağılmış saatçiler, kuyumcular, kitap basmacılar berberler ve terzilerin çarşıları öyle süslüdür ki sanki nigarhane-i Çin nakşıdır. Şaşılacak sanatlar işleyip görülecek aletler yapmada eşsiz sokaklardır. Vakitleri gösteren, ay ve günlü, burçları gösteren, takvimli, aşmalı çalar saatler işlenir. Ve bütün türlü türlü yaratıkların tasvirleriyle çeşit çeşit saatler yaparlar ki gözleri, elleri ve ayakları kımıldayıp gören adam o hayvanları canlı da öyle hareket ediyor sanır. Oysa onu büyük ustalar çark ile işletip saat etmişlerdir. Bütün şehir içinde ne kadar değirmenler varsa ne at ne sığır ne adam çevirir.

Değirmenleri ve kebap şişlerini ve kuyulardan kovalarla su çekmeyi ve kırlarında gezen arabaları atsız, sığırsız, bütün başka yoldan, akıllarını kullanarak ve sanatlı saat çarkı ile yürütürler. Değirmenler ve kalıp çarkları ve kuyuların dolapları ibret verir arabalardır. Ama her araba kırda giderken yüz katar yük çeker. On mandanın çeviremeyeceği arabaları çarklar çevirip düz yerde rahat gider. Ama yokuşa gidemez; inişe hızlı giderken arabanın ardında ağır bir yük sürütüp arabalar aşağı inse rahat gider. Ancak araba üzerinde bir kafirin elinde bir çatal demir uçlu sırığı var, onunla arabayı sağa sola çevirir. Eğer araba pek gitsin derse saat gibi arabanın çarklarını kurup hızlı gider. Ama şaşılacak bir sanattır ki bu çarkları arabaların kimisi hem arabadır hem de dört tekerleğinin yanlarında birer un değirmeni var , kimisinde ikişer değirmen işler. Ama bu değirmenli araba iki kattır, az yük götürür, şaşılacak, görülmedik sanatlı arabalardır.

Bu Beç şehri içinde çeşit çeşit demirden el değirmenleri yaparlar, bir heybeye ya da harallara koyup yolculuklarında birlikte götürürler. Bir saatte iki kile un öğütür. Yolcuya pek gerek olan el değirmenleridir. Başka bir çeşidi de şudur: Bir küçük sandığın içine yine demirden un değirmenleri yaparlar, adam çevirmeden bunu da çarklar çevirir. Hemen buğdayını eksik etmeyip on iki saatte bu çarklarını kurdukça ince un, beyaz un öğütür. İbret alınacak bir sanat: Bir türlü mum şamdanı yaparlar, yarım saatte bir mum fitilini kesmeye şamdanın içinden komik görünüşlü bir Arap çıkıp mum fitilini elindeki makasla keser, yine şamdanın altında kaybolur.

Cevap Ver