Orta Oyunu ve Özellikleri

Orta Oyunu ve Özellikleri

Etrafı seyircilerle çevrili alan (meydan)  içinde oynanan bir oyundur.Bazı farklar olmakla birlikte orta oyunuyla Karagöz arasında çok büyük benzerlikler vardır. Diğer bir ifadeyle orta oyunu, karagöz oyununun gerçek oyuncularla sahnelenmiş biçimidir.

Orta Oyununun Özellikleri

Orta oyunu, geleneksel Türk tiyatrosunun modern tiyatroya en yakın türüdür.

Geleneksel Türk tiyatrosunun diğer türlerinde olduğu gibi orta oyunu da yazılı metne bağlı olarak oynanmaz ancak geleneğini önceden oluşturmuş olan orta oyunu; oyuncuların ustalıklarıyla, doğaçlamayla geliştirilerek ortaya konur.

Orta oyunu, han ya da kahvehane gibi kapalı yerlerde de oynanmakla birlikte, genel olarak açık yerlerde (meydan) oynanan bir oyundur.

Orta oyunundaki kişiler Karagöz’de olduğu gibi “tip” özelliği gösterirler. Temel tipler “Kavuklu” ve “Pişekar”dır. Kavuklu, Karagöz’ün; Pişekar ise Hacivat’ın karşılığıdır. Orta oyunundaki diğer tipler ise şunlardır: Zenne (kadın kılığına girmiş erkek), Beberuhi, Çelebi, Arap, Yahudi, Ermeni, Tiryaki, Kayserili, Kürt, Kastamonulu, Laz, Köçek, Rum vb.dir.

Bu tiplerin farklı uluslar ve dinlerden olmaları, orta oyununun oynandığı dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun toplumsal yapısını da ortaya koymaktadır.

Orta oyununda da güldürü öğesi, Karagöz’deki gibi, yanlış anlamalara, nüktelere ve gülünç hareketlere dayanır. Oyunda çeşitli mesleklerden, yörelerden, uluslardan insanların mesleki ve yöresel özellikleri, ağızları taklit edilir.

Müzik ve raks (dans), orta oyununda çok önemli iki öğedir.cemalaksoy.org

Orta oyunu, usta-çırak ilişkisi içinde varlığını sürdürmüştür.

Orta oyununda dekor yok denecek kadar azdır. Dekor: yeni dünya denilen bezsiz bir paravandan ve dükkan denilen iki katlı bir kafesten oluşur. Yeni dünya  ev olarak,  dükkan da iş yeri olarak kullanılır.

Orta Oyununun Bölümleri

Orta oyunu dört bölümden oluşur:

a)Mukaddime (Öndeyiş, Giriş):

Zurnacı, Pişekar havası çalar. Pişekar çıkar ve izleyiciyi selamladıktan sonra zurnacıyla konuşur. Bu konuşmada, oynanacak oyunun adı bildirilir. Daha sonra zurnacı Kavuklu havasını çalar. Kavuklu ile Kavuklu arkası (cüce, denyo, Kambur tiplerine “Kavuklu arkası”denir.) oyun alanına girer. Kavuklu ile Kavuklu arkası arasında kısa bir konuşma geçer. Sonra bu kişiler birden Pişekar’ı görüp korkarlar ve korkudan birbirlerinin üstüne düşerler.cemalaksoy.org

b)Muhavere (Söyleşme):

Bu bölüm, Kavuklu ile Pişekar’ın birbirleriyle tanıdık çıktıkları konuşmayla başlar. Kavuklu ile Pişekar birbirlerinin sözlerini ters anlamaları bir gülmece oluşturur ki buna arzbar denir. “Arzbar” dan sonra tekerleme başlar. Tekerlemede Kavuklu, başından geçen olağandışı bir olayı Pişekar’a anlatır. Pişekar da bunu gerçekmiş gibi dinler, sonunda bunun düş olduğu anlaşılır.cemalaksoy.org

c)Fasıl (Oyun):

Oyunun asıl bölümüdür. Bu bölümde belli bir olay canlandırılır. Orta oyunu fasılları genellikle iki olay çerçevesinde gelişir. Dükkan dekorunda gelişen olaylarda genellikle Kavuklu bir iş arar. Pişekar’ın ona bir iş bulmasıyla olaylar gelişir. Dükkana gelip giden çeşitli müşterilerle ilgili oyunlar da vardır. İkinci olaylar dizisi, yeni dünya denilen ev dekorunda geçer. Zenne takımının, Pişekar aracılığıyla ev araması ve bir eve yerleşmesi şeklinde olaylar gelişir.

d)Bitiş:

Oyunun son ve en kısa bölümüdür. Pişekar, izleyicilerden, Karagöz’de olduğu gibi, “Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola.” Diyerek özür diler; gelecek oyunun adını ve yerini bildirir. Oyunu kapatır.

Cevap Ver