Sergüzeşt Romanı Geniş Özeti, Şahıs Kadrosu, Olay Örgüsü, Konusu, Tahlili

Sergüzeşt Romanı Geniş Özeti, Şahıs Kadrosu, Olay Örgüsü, Konusu, Tahlili

Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Samipaşazade Sezai tarafından yazılan Sergüzeşt romanı, romantizm akımından realizm akımına geçişin de bir sembolüdür. " Sergüzeşt" sözlükte bir kişinin başından geçen macera, serüven anlamlarına gelmektedir. Romanda evinden ayrılan küçük bir kızın başından geçen olaylar dramatik bir şekilde anlatılmıştır. Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Cemal Aksoy'un hazırladığı Sergüzeşt romanı inceleme yazısını aşağıda bulabilirsiniz.

Sergüzeşt Romanının Ana Fikri:

İnsanın başına bu dünyada her türlü kötülük gelebilir. Bu olumsuz durumlardan kurtulmanın yolu kişinin kendi kaderidir. Bunun yanı sıra kölelik, cariyelik gibi durumlar günümüzün insanlık anlayışına uygun değildir.

Sergüzeşt Romanının Kısa Özeti:

Evinden ayrılıp bir gemi ile yurdundan uzaklaşan küçük kız, onun gibi başka bir esir kız ile birlikte neresi olduğunu bilmediği bir yere getirilmiştir. Bu kızı bundan sonra birçok sürprizler beklemektedir.

İlk olarak kız (henüz bir ismi yoktur), yaşlı fakat zengin bir kadını yanına ona hizmet etmesi amacıyla satılmıştır.  Küçük kız burada tam bir esaret hayatı yaşamaktadır. Sürekli olarak buradan nasıl kurtulabileceğinin planlarını yapmaktadır. Bu evin hanımının yanı sıra hanıma hizmet etmekte olan başka bir kadın da kıza baskı yapmaktadır. Bu durum kızı yıpratmakta, zaten bir umudu olmayan yaşamdan onu iyice somutlamaktadır. Bir gün kız bu evden kaçmayı iyece kafasına taktığı bir anda bir gece yarısı evden kaçar. Çevreyi pek tanımadığı için saatlerce yürür fakat bir yerede yorgun bir şekilde yere yığılmaktan başka çaresi yoktur.(cemalaksoy.org) Yerde kaldığı bölgede bir evin bahçe kapısının önüdür.

Sabah olunca evin hizmetlilerinden biri kızı farkeder ve onu içeri almak için yaşlı ev sahibine danışır. Oda bunu çok olumlu bir şekilde karşılar ve hemen yardım etmek niyetiyle onu yanına alır. İlk olarak karnı doyurulur, güzel bir uyku çektirirlir. Daha sonra kız kendine gelince ona neler olup bittiği sorulur. Oda analatır evin hanımı kızın yaşadıklarını duyunca çok üzülür ve ona yardım edeceğini söyler, kızdabuna çok sevinir. Evin hanımı ona sahibinden izin alacağını ve artık kendi yanında kalacağını söyler. Bunun için hanımı kızın kaçtığı eve gider. Ve onu yanına almak istediğini söyler. Fakat  kadın bunu onur meselesi yaparak kabul etmez. Bundan sonra kızda eski evine geridöner. Bu olay kızı çok etkilemiştir. Çünkü daha önce kaçtığı eve tekrar dönmüştür. Gider gitmez yine hiç hoş olmayan durumlarla karşılaşmıştır.cemalaksoy.org

Günler böyle geçip giderken birgün Mustafa bey evin sahibi birkaç yıl önce işlediği bir hatadan dolayı bir çok borcu olmuştu ve bu borçları ödemek için karısıyla tartışırdı. Birgün karısıyla beraber kızın satılmasına kara veridler.

Kızın adı kaçtığı evde hanımın onu çok güzel bulması üzerine ‘dilber’ olarak koyulmuştu. Bundan sonrada ona ‘dilber’ olarak seslenilmeye başlandı. Dilber kendisi hakkında satılması kararının alınmasından sonra bir esirciye satıldı. Ve Dilber’in bütün hayatı bu yönde değişti. Dilber  bundan sonra belli bir süre esir hayatı yaşamıştır. Bu süre içinde bir çok kendisi gibi esir hayatı yaşamış olan kız arkadaşları olmuştur. Onların hayatlarını dinledikçe aslında kendi hayatının okadarda kötü olmadığının farkına varmıştır. Daha nice insanların kendisi gibi cefa çektiğini anlamıştır. Buradaki bir çok kızın çeşitli meziyetleri vardır. Bir tanesi çok iyi bir şekilde ud çalmaktadır bu yüzden çoğu yerden çağrılmaktadır. Dilber’de onun gibi ud çalabilmeyi çok istemektedir.

Dilber’e bir gün bir talip çıkmıştır, ve Dilber’de o eve gitmek zorunda kalmıştır zaten onun böyle bir şeyi isteyip istemediği pek önemli değildir, önemli olan bir kaç kişinin işinin görülmesidir.

sergüzeşt

Dilber’in gittiği bu evde ona bir esir gibi değil, bir insan gibi yaklaşılması onu çok etkilemiştir. Evde bir hanımefendi, onun kocası ve onların tek oğlu olan Celal bey bulunmaktadır. Celal bey aynı zamanda bir ressamdır. Yaptığı porrelerle ün kazanmıştır. Dilber’i evde görünce o da çok şaşırmıştır. Çünkü Dilber’i Cleopatra’ya benzetmişti. Celal bey yalnız yaşadığı için kız arkadaşı ya da sevgilisi yoktur. faKat Dilber’I gördüğü andan itibaren içinde bir kıvılcım oluşmuştur. İlk zamanlarda Dilber’de buna bir karşılık doğmamış fakaat günler geçtikçe Dilber’de onaa karşı ilgi duymaya başlayacaktır. Celalbey Dilber’I boş bulduğu zamanlarda odasına çağırıp onun resimlerini yapmaya başlamıştır. Kimi zaman nü resimlerinide çalışır. Dilber’in bebeksi vücudunu gördüğü zamanlarda  daha önce hç yaşamadığı duyguları tadıyordu. Ona her baktığında onun daha değişik bir güzelliğini yakalıyordu. Günler geçtikçe Dilber zamanının büyük bir kısmını Celal beyin yanında geçirmeye başlar. Böylelikle Celal beyin Dilber’e olan aaşkı da diğer ev halkı tarafından da öğrenilir. Bu arada Celal bey açıkça aşkını Dilber’e de belli etmeye başlar. Dilber bu olaya ilk önceleri çok şaşırır. Çünkü böyle bir şeye asla imkan vermez. Bunun nedeni de onun esir kız olmasıdır. Daha ssonraları Dilber de Celaal beye karşılık vermeye başlar. Günler geçtikçe onlar aşklarını bariz bir şekilde yaşarlar. Evin baahçesinde yıldızları seyrederler, beraber gezerler. Fakat bu durum Celal beyin annesini olddukça rahatsız eder ve buna akarşı bir önlem almak ister. Bu beraberliği bitirmek için Dilberi Celal beyin evde olmadığı bir zamanda bir esirciye satar. Tabii Dilber’in yapacak birşeyi yoktur.  Celal bey daha sonra eve döner ve ilk olarak Dilber’in nerede olduğunu sorar  önce bunu öğrenemesede daha sonra öğrenir fakat onu bütün aramalrına rağmen bulamaz. Bundan sonraki bütün hayatı boyunca oda Dilber’de mutlu olamaz.

Bundan sonra ikiside hiç mutlu olmadığı gibi bu olay biçare dilberi intihara kadar sürükler bu yaptıklarına Celal bey’in aileside çok pişman olur ama yapabilecek bir şey yoktur.

Sergüzeşt Romanının Genel Değerlendirmesi, Olay Örgüsü, Şahıs Kadrosu:

Şahıs Kadrosu:

Dilber: Küçük yaşta yalnız kalmış, esir olarak satılan bir kız. Romanın başkahramanı.

Celal Bey:Avrupa'da eğitim görmüş, sanata düşkün bir genç.

Asaf Paşa:Zengin, kibirli, eşine son derece nazi davranan İstanbul beyefendisi.

Zehra Hanım:Telaşlı, statüsünü düşünen bir kadın.

Münevver Bey:Statü sahibi olmak isteyen bir kişi.

Olay Örgüsü:

Dilber’in Kafkasya’dan kaçırılarak İstanbul’a getirilmesi ve Mustafa Efendi’ye hizmetçi olarak satılması

Mustafa Efendi’nin onu Asaf Paşa konağına satması

Asaf Bey’in ressam olan oğlu Celal Bey’in Avrupa’dan dönmesi

Celal Bey’in resim yaparken Dilber’i model olarak kullanması ve iki gencin zamanla birbirine aşık olmaları

Zehra Hanım’ın Celal’i yatağında bulamayıp tedirgin olması

Dilber’in de yatağında olmadığını gören Zehra Hanım’ın durumdan şüphelenmesi ve Asaf Bey’e dilber ile Celal Bey’in aşk yaşadıklarını söylemesi

Asaf Bey’in bu ilişkiye kesin dille karşı çıkması

Celal’in Münevver Bey konağında bir eğlence toplantısına katılması

Buradaki genç kızların Celal Bey’in etrafına toplanıp ona ilgi göstermesi

Oğullarının bir cariyeye aşık olmasını hazmedemeyen Asaf Bey ile Zehra Hanım’ın Dilber’i gizlice bir esirciye satmaları

Celal’in Dilber’i araması ama bulamaması

Mısır’da bir konağa satılan Dilber’in efendisine odalık olmayı kabul etmemesi ve hapsedilmesi

Sarayda Dilber’e aşık olan Cevher adında harem ağasının Dilber’i kaçırması

Cevher’in Dilber’e İstanbul’a dönmesi için bilet vermesi ve ölmesi

Dilber’in İstanbul’a tek başına dönemeyeceğini anlayıp kendini Nil nehrine atması

Sergüzeşt romanı Samipaşazade Sezai'nin önemli eserlerindendir. Başta da belirttiğimiz gibi eser, romantizmden realizme geçişin  izlerini taşımaktadır. Sergüzeşt romanı 128 sayfadır.

Sergüzeşt Romanının Yazarı Hakkında Bilgi:

Samipaşazade Sezai Hakkında Bilgi Almak İçin Tıklayınız.

Cevap Ver