Sözlü Edebiyat Dönemi Ürünleri-Koşuk

Sözlü Edebiyat Dönemi Ürünleri-Koşuk

 

  • Dini törenlerde doğmuş, din dışı alanlarda gelişmiştir.
  • Aşk, tabiat, savaş, kahramanlık, gurbet gibi konularda söylenen lirik şiirlerdir.
  • Sığır adı verilen av, şölen adı verilen ziyafet ve kutlama törenlerinde söylenir.
  • Türklerin tarihini, yaşayış biçimi, duygu ve düşüncelerini yansıtır.
  • Sade bir Türkçe ile dile getirilir.
  • Hece ölçüsüyle, dörtlükler şeklinde, yarım kafiyeli oluşturulur.
  • Kafiyelenişi  aaab, cccb, dddb …biçimindedir.
  • İlk örnekleri Kaşgarlı Mahmut’un Divanü Lügati’t Türk adlı eserinde yer almaktadır.

Kızıl sarıgar kaşıp

Yipkin yaşıl yüzkeşip

Bir bir kerü yörkeşip

Yalnguk anı tanglaşur

 

Alın töpü yaşardı

Unıt otın yaşurdı

Kölnin suvın küşerdi

Sığır buka möngreşür

 

Kulan tükel kamıttı

Akar sukak yumuttı

Yaylag tapa emitti

Tizig turup sekrişür

 

Günümüz Türkçesiyle

Kızıl ve sarı ardı ardına yerden bitiyor

Mor ile yeşil yüz yüze geliyor

Ve birbirlerine sarılıyorlar

İnsan bunu görünce hayretler içinde kalıyor

 

Yamaçlar ve tepeler yeşerdi

Kuru otları gizleyip

Göllerin suyunu taşıdılar

Sığırlar ve boğalar sevinçten böğrüşüyorlar

 

Bahar yaban atlarını iyice coşturdu

Dağ keçilerini ve geyikleri bir araya getirdi

Bunlar otlamak için yaylalara yöneldiler

Sıra sıra dizilip hoplayıp zıplıyorlar

Koşuk, İslamiyetten önce Türklerde, sığır törenlerinde, şölenlerde, totemin kurban edildiği ziyafetlerde, zaferle biten savaşlardan sonra halkı heyecanlandırmak için okunurdu. Daha sonraları aşk, yiğitilik ve tabiat güzelliklerini konu alan koşmalar da söylenmiştir.

Bu metinde de baharın gelişi, bitkilerin canlanması, buna bağlı olarak hayvanların otlaklarına çıkması dile getirilmiştir. Eski Türklerin tarım, hayvancılık ve doğayla içi içe yaşıyor olmasıyla ilgili bölümler, o dönem halkının yaşam tarzı hakkında fikir vermektedir.cemalaksoy.org

Koşukta,

Baharın gelişiyle birlikte doğanın canlanışı, tabiatın yeşermesinin insanlarda oluşturduğu sevinç ve heyecan teması ele alınmıştır.

Ahenk; ritim, hece ölçüsü, kafiye ve redifle sağlanmıştır.

7’li hece ölçüsü, 4+3 durak ve yarım kafiye kullanılmıştır.

Dörtlükler halinde, heceyle söylenmiştir.

Yarım uyak ve redif vardır.

Uyak düzeni aaab, cccb, dddb,…dir.

Her dörtlüğün sonunda birbiriyle uyaklı “tanglaşur, möngreşür, sekrişür” sözcükleri şiire ahenk katmış ve ritmi sağlamıştır.

Dil, yabancı kültürlerin etkisinden uzaktır.

Sözcükler genellikle gerçek anlamlıdır.

“yipkin yaşıl yüzkeşip, bir bir kerü yörgeşip dizelerinde kişileştirme sanatı vardır.

Tabiatla ilgili “çiçek, tepe, yamaç, ot” sözcüklerinin bir arada kullanılması tenasüp sanatına örnektir.Cemal Aksoy

Cevap Ver